11.05.2010

bir dişi, bir deli

saçları kan kızılı,
ve
huysuz bir dişi.
sen bilmezsin bu işi.
bir anda çarpar seni
her nefeste hissedersin
ölüşünü, dirilişini...

gözleri zift karası,
ve
aşık sanki..
cehenneme bakar gibi,
kendi içinden öfkesi...

soluk soluğa bir deli
ve
unutmuş geçmişi geleceği
sırt üstü yatmış taşlara
gözler değil sadece,
kafa da erişmiş yıldızlara..

mürekkep gök mavisi
ve
ha bitecek, ha bitti..
bir cümle daha mı gerekli?
yok yok
birkaç nokta yeterli...

7.05.2010

bir bardak jack eşliğinde uyumakla sıçmamak arasındaki ince çizgideyim


bir bardak jack eşliğinde uyumakla sıçmamak arasındaki ince çizgideyim.

Evet merhabalar...

Sonunda delirdim...

Yüz scotch birleşse bir Jack etmezler düsturundan yola çıkmazsam içmem.

Her son ana kalan sınav/ödev çalışması sonrasında bir daha böyle yapmayacağım diyerek plan yapıp hiç uygulayamamayı sevdim ben. Beni böyle sevdim.

Viskiye soda katan zihniyet... Yapmayın lan mundar oldu!

Çok viski dedim lan ama zengin göstersin diye değil Kuran çarpsın. Ya da siktiret göstersin nolacak.

Avrupa Birliği ben küfredeyim diye var olabilir. Bir boka yaradıkları da yok zaten.

Enter tuşuna biraz daha abanırsam Yılmaz Özdil beni face'ten arkadaş olarak ekleyecekmiş.

Kızlar gelin bir anlaşma yapalım. Hiçbiriniz bir daha asla UGG öğğğghk giymeyin dünya da daha güzel olsun. Bence adil bir alışveriş.

Çorum. kısa ve net.

Avrupa ne s.kime Birlik olmuş ki lan. Kendilerine ne hayırları var ki birlik oluyorlar. önce dirlik olmayı öğrensinler.

şaka maka anayasa paketi oyladılar lan adamlar. bu arada komedi dükkanı gibi millet meclisimiz var. trt3 aç gülmek garanti.

ay bıraş may tiith wid a badıl of cek...

Hürriyet gazetesi beni de gör ben de enter tuşuna abanarak yazıyorum. hadi lan...

o değil de finaller geliyor. 14 ders. şimdiden oturmak zor.

konsantrasyon dağılımı, finalleri yaklaşan öğrenci güruhunun kraonik rahatsızlığıdır. yazın gelmesi ile havaların ısınmasıi herkesin dışarıda gezmesi, sıcağın yarattığı harareti hiçbir şeyin almaması gibi nedenlerle ortaya çıkar. tıp dilinde adı "boku yedikus" olarak geçer. yan etkileri ortalamanın düşmesi, eksik kredi almak, yaz okuluna kalmak vb. olabilir.

staj arıyorum. zeki, bilgili, hazırcevap, alicenap ve yakışıklıyım. ilgilenen firma sahiplerine duyuruyorum. ya firma iyi maaş düşük ya da maaş dolgun firma az tanınır olsun. minimum kriterlerim bu. hürriyet gazetesi?? aydın'cığım duy beni.

zekiyim, bunun farkındayım, işte bu beni korkutuyor.

güzel saçmalarım.

bildiğin kafama sıçayım. çok net!

fatura ödemek olmasa bütçe yönetmek ne kolay olurdu.

para full telekomünikasyona gidiyor. interneti ayrı cebi ayrı evi ayrı.

saat 4'ü geçmişse eğer, her şeyi bırakıp yatmalıymış meğer.

fakülte bitmek bilmiyor. cidden bak. iki tane diye midir nedir.

sıçtım mavisi kahverengi olmalı. böyle de iddia ederim. netim. kesinim.

tek ayak üzerinde 40 yalan söylerim. ne 39 olur ne 41.

dünyanın en gerilimli anı "x ileti yazıyor" görüntüsünü görüp de o iletinin gelmemesidir. sonsuza kadar falan sürer.

yarın bir yatıcam var ya 5 kere falan uyuycam o kadar.

imla hatalarımı düzelteni sevsem mi sevmesem mi şu an net bir karar veremedim. net değilim şu an.

net olmadığım az zaman var.

bir ihtimal daha var, o da susmak mı derim?

alayına isyan, ölümüne camel soft... mecazi anlamda tabi.

Çorum City; beauty of the motherland.

in dis nout, cast mi!!

sevmek

sevmek, ama böyle sevmek
hastalıktır kimi zaman..
kimi zaman dayanılmaz bir his
kimi zaman nereden geldiği belli olmayan heyula...
öyle bir sevmek ki,
dertlerinin dibini görmeyi göze almak
bütün doğrularını
inandığın değerlerin
tek bir saniye düşünmeden yakmak....
sevmek, hem de böyle büyük sevmek..
yeri geldiğinde tutarsızca
yeri geldiğine umursamazca
ama sapına kadar, en delikanlıca
karanlığa mahkum olacağını bilerek sevmek,
çıldırasıya sevmek..
işte neyse o şey,
hastalıktır kimi zaman...

fırat başkana selam olsun..

29.04.2010

başlangıç ve son

Başlangıç:
Yetmişliğin geriye kalan son dublesi
Dumandan heder olmuş bir ciğer
Aşktan duman olmuş bir beden var.
Ucu kim bilir hangi sebepten yırtılmış
Eskimiş, sapsarı olmuş bir kağıt parçası var.
Kan damarlarının tıkandığı bir el
Sıcaktan üşüyen bir bünye var.

Birinci bap:
Kederlenip yazmak bir yana
İlk defa bilinçli yazan bir zat var.
Ucundan güzel belki bir kafa,
Yarım kalmış yürekte bir buruk sevda
Olup biten her şeyin boşaldığı bir kağıt var.

İkinci bap:
Dibinin dibi görülmüş bir şişe
Bitik iki paket, hayat kadar boş iki sigara kutusu
Sevda kadar dolu dört küllük var.

Üçüncü bap:
Ağlamaklı gözler
Buğulu pencereler
Kupkuru bir yağmur var.

Ve son:
Bir ip ve bir düğüm var
Biraz hava eksikliği
Sonunda sağır sessizlik var.

16.04.2010

paralel

ölü ve diri
iki ayrı evren
bir hayatın kesişimi..

aşk ve yalnızlık
iki zıt duygu
bir yolun sonu..

seninle ve sensizlik
iki ayrı olasılık
bir hatanın sonucu..

10.04.2010

dönüm noktası

bugün burada yazılanlar ,

hayatımda tek bir sefer yalan söyleyemediğim
ve ondan sonra da sadece
başkalarını yalan dünyamda yaşattığım gerçeğini ortaya dökecektir..
kitap gibi okunacaksa geçmişim ileride
işte tam bu satırlar önsöz olacaktır...
ateşi harlandıran değil,
kıvılcımı ilk çıkartan hatırlanacaktır..
ve bu yazılanlar,
benden birilerinin nefret etmesine neden olacaktır..
dünyada yalan söyleyemediğim tek insana..
sadece sen okusan da olur bundan sonra..
bağırarak çıldırarak değil
azıcık nefesimle, azıcık sesimle,
huzurla ve bir o kadar yorgunlukla.
artık neleri geride bıraktığımı biliyorum..
renksizleşen hayatımda rahatlığa eriyorum...

3.04.2010

bsss...

keyif ne kadar uzakmış kardeş
belki bir ömür kadar uzunmuş yolu
kendinden geçmiş bir sarhoş narası kadar
bitemez ve sonsuz imiş...
hangi yoldan gitmeli kardeş
hangi ölümü seçmeli?
hepsi birbirinin aynısı
karmaşık bir hayatın aynası
bu hikayede doğru yok
boşuna arama, üzme kendini
belki bir gün yanlışlıkla gidersin
o çok gitmek istediğin cehennemin
en dibinin en dibine..
belki bir gün aramazsın aynı rüyayı
bir araya gelemez harfler
o hiç görmediğin yerler bile değişik gelmez...
sen ne yazarsan yaz
ne söylersen söyle
oldu bir kere işte
kızgın olsan ne olur
sitemini dinleyen duvar olur
seni anlayan boş sandalye....