20.01.2011

yarım şizofren

şiirsizlikten nefessiz kaldığım anda
imdadıma yetişen bir melankoli
ruhumla gülüşüp kıkırdarken
seni düşünüyordum.

gözümü alan karanlıkta
içim acır gibi yapıp
sonra acımayarak
benimle oynuyordu,
ben
seni düşünüyordum.

her duman bir parça daha ölüm
ve her ölüm bir parça daha dumanken
içimden gelen kelimeleri
gecenin karanlığına
usulca,
kuytudan ve mağrur
salıyordum.

geceyle dertleşirken
dünyanın en bittiği yerde
iki kelam kalırdı
birini ben ederdim işte
diğeri dağınık..

dağınık o kelam
söylenecek birçok şeye bölünmüş
çaresizce.
her birine yetişircesine
paramparça,
yardım istercesine
dilimin ucunda.

kelimeleri birleştirsem
yine nefessiz kalacaktım.
yazmasam ruhum yarım
yazıp kelimeler yarım

ve ortada bölünmüş bir ben,
tam bir yarım şizofren...

15.01.2011

kan donar, kırmızı kalır..

her şey gider
herkes gider
an kalır.
birkaç tane resim kalır.
ruh kalır
hayat kalır.
can yarılanır
can biter,
his kalır.
umutlar gider
hüzün kalır.
zaman biter
aşk kalır.
güneş söner
sarı kalır.
kan donar
kırmızı kalır.
acı biter
yara kalır.
beyin gider
kalp kalır.
duvar yıkılır
toz kalır.
sami yen gider
can gider.

31.12.2010

orantı

doğru orantılı,
aşk ile alkol,
alkol ile sigara,
sigara ile hayallerin büyüklüğü..
ters orantılı
ömür ile aşk,
aşk ile kavga
kavga ile şiirlerin uzunluğu..
şimdi oranla sen
aşk ile şiiri
alkol ile ömrü
hayaller ile zamanı..
kafan karıştıysa üzülme.
son yaşadığın aşkı düşün..
koy denklemin bir tarafına kavganı
diğer yanına da hayatı.
çiz iki paralel çizgiyi üst üste,
eğer sağlanamadıysa ölümcül eşitlik
gel, durma..
tükür bu dünyanın yüzüne

26.12.2010

bilen adam...

içmesini bilen adam
sevmeyi beceremeyendir.
en yapılmazını yapan,
kendine zarar verendir..
sıradan sevemez
olağan olmaz, olamaz
zamanı gelince durmaz
zamansız gider,
yeri geldiğinde de dönemez.
dönülmez noktada içer,
içtikçe hatırlar..
sevdiğini sandığına gönderilen
tüm iyi niyetlerini,
tüm hayallerini
en romantik haliyle
kafasına kurşun sıkar gibi
bir anda, bir salisede
öldürür, ezer geçer.
onun için sıradandır
herkes için sıradışı olan şeyler..
belki bu yüzden ona takıntılı derler,
belki de zavallılığın dibinde bir şizofren..
ama o hiç birisidir.
o sadece
içmesini bilen
sevmesini ise beceremeyendir..
o bendir
o, sendir.
o, bizdir..

18.12.2010

yemek tarifi

dibi tutmasın diye karıştırırken
kendi kendimin geçmişini,
tuzu eklemeyi unuttuğumu farkettim birden..
gerçi tuzu sonradan da eklerim
ama aynı tadı vermez hiçbirinde..
sonra düşününce tuzu sevmem aslında ben
tuzsuz daha lezzetli gelir geçmişim..
belki kıtır ekmek niyetine birkaç çıtır eklerim
bakarsın sıcacık olur bütün ümitlerim.

karın tokluğuna sevmişim aslında seni,
yani çorbayı, yani geçmişi..
karnım açken gelmiş aklıma
tuzun sen, pul biberin ben olduğu günler.
o yüzden özlemişim, o yüzden aramışım varlığını,
bak artık iştahım kaçtı
demek ki ne tuza gerek var
ne acı yerine bibere..

15.12.2010

kafam hep güzeldi

bir damla şarap ile sevdim seni

baş dönmesi gibi

yarım şişede aşıktım,

1 şişede tutkun…


bir nefes dünya ile sevdim seni

sigara kıskandı halini

yarım pakette kör kütük,

1 pakette düpedüz tutsaktım.


bir avuç yaşam ile tutundum sana

saniyeler şahit,

dakikalar şahit,

saatler ve günler ise şahitti.


kafam güzel olduğundaki gibi

durmadan döndüm sana.

dünya kafir

aşk kafiydi


elimde hep bir bardak şarap

ağzımdan eksik olmayan sigara

ve kafam hep güzeldi.

yaşamak da Sen’le güzeldi…

3.12.2010

son gün

sana değer verdiğim son gün diyelim buna.
bir damla gibi süzülüp aktığın son an,
ve elime bulaştığın son lekesin.
bitmemiş cümlelerin, devrik kalmış öznesisin.
kokunun burnuma son gelişi bugün
önümde kurumuş karanfiller,
ve bambaşka konuşan kişiler
onları duyamayışımın son seferi bu kez
çıkışı olmayan son gece..
peşin hükümler giydim artık
gönderilmemiş bir anı bile kalmadığında
hayatımda adını yazdığım son kağıdı da
hüsranları da rüyaları da yırtıp attım..
senin son kırmızılığının bulaştığı beyaz şarapta
ve nüshalar aslından gerçek olduğunda
karanlıkta yazdığımı farkettim birden.
bu, senin beni son kez kararttığın gece..